Türkiye'nin enerji politikasında son bir yılda gözlemlenen gelişmeler, ülkenin uluslararası enerji sisteminde konumlandığı yeri kalıcı biçimde değiştirmektedir. Yirminci yüzyılın büyük bölümünde ithal enerjiye bağımlı, arz güvenliğini büyük ölçüde dışsal aktörlerin kararlarına terk etmiş bir ülke profili sunan Türkiye, bugün hem yerli üretim kapasitesinde hem de uluslararası ortaklık ağında eş zamanlı ve birbirini besleyen bir dönüşüm geçirmektedir.
Author: Doç. Dr. Anıl Çağlar ERKAN (Doç. Dr. Anıl Çağlar ERKAN)
Hesaplama Jeoekonomisi: Yapay Zekâ Çağında Gücün Yeni Ölçütü
Gücün Yeniden Tanımlanması Uluslararası ilişkiler disiplini, güç kavramını uzun süre toprak büyüklüğü, askerî kapasite ve ekonomik hacim üzerinden tanımlamıştır. Enerji jeopolitiği yazınının son yirmi yılı ise bu tanıma, boru hatlarının güzergâhı, rezerv büyüklüğü ve tedarik güvenliği gibi unsurları eklemiştir. Ancak 2020’li yılların ikinci yarısında ortaya çıkan tablo, gücün bu klasik bileşenlerinin artık tek başına yeterli...
NATO’nun Ankara’da Attığı Adım: Kritik Hammaddelerde “Kümelenmiş Müttefiklik” ve Türkiye’nin Sınai Konumlanması
7 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenen NATO Savunma Sanayii Forumu’nda Genel Sekreter Mark Rutte tarafından duyurulan savunma kritik hammaddeleri projesi, ilk bakışta teknik ve idari bir tedarik zinciri düzenlemesi gibi görünse de, aslında ittifak içi güvenlik mimarisinin dönüşümüne dair çok daha derin bir sinyal taşımaktadır. Belçika, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Yunanistan, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, İspanya,...
KERKÜK-CEYHAN’IN YENİDEN İNŞASI: HÜRMÜZ’ÜN GÖLGESİNDE TÜRKİYE-IRAK ENERJİ ORTAKLIĞININ SINANMASI
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın Bağdat temaslarının ardından yaptığı "Irak'tan Ceyhan'a petrol akışı devam edecek" açıklaması, ilk bakışta rutin bir diplomatik nezaket cümlesi gibi okunabilir. Oysa bu ifade, önümüzdeki günlerde imzalanması beklenen on iki aylık geçiş anlaşmasının arka planında, yarım asırlık bir enerji ortaklığının hukuki, siyasi ve jeopolitik bakımdan aynı anda üç ayrı kırılma noktasından geçtiği bir döneme denk gelmektedir. Bakanın Bağdat'ta Irak Petrol Bakanı Basim Muhammed Hüdeyir ve Başbakan Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmeler, yalnızca bir boru hattının teknik sürekliliğini değil, Türkiye'nin bölgesel enerji mimarisindeki konumunu da yeniden tanımlayan bir müzakere sürecinin parçasıdır.



